10 Şubat 2013 Pazar

Artık birer Cyborgüz!

,



Artık teknolojik cihazların,uygulamaların bizim zihnimizin ve vücudumuzun bir uzantısı olduğu apaçık ortada.Ve bu cihazlarla daha fazla insan oluyoruz,bizim eksik olduğumuz yönlerimizi tamamladığında ve kontrol elimizde olduğunda tabi ki.Sosyal medya araçlarının bağımlılık yarattığı tartışıla dursun (bunun ciddi boyuta ulaştığı durumlarda var elbette) bir yandan nasıl zihnimizin bir parçası olduğunu düşünelim.



İsimleri aklımda tutmakta çoğu zaman zorlanırım özellikle bu durum yeni tanıştıklarım için geçerli.Eğer facebook üzerinden arkadaş olmuşsak; güçlü olan görsel hafızamla profil fotoğrafı ve soyadı ile birlikte hatırlayabiliyorum. Başta utanılısı bir durum gibi dursa da facebook olmadan hatırlayamıyor değilim sadece görsel hafızamın facebook accountumla connect olup bir işbirliği yapmalarından söz ediyorum. (Sanırım zihnimin bazı bölümleri için "login with facebook/twitter özelliği var. :) ) Benzer durumu yaşayanları çevremde duyuyorum.



Nasıl olsa sosyal medya araçlarından birbirimizi bulabilecek olmamız vedalaşma şeklimizi de değiştirdi; artık "hoşçakal, görüşürüz" out "Etkileşelim!" in.

Amber Case, Ted konuşmasında tam da bu konuyu anlatıyor zaten teknolojik araçlar bizim bir uzantımız, vücudumuzun bir parçası olmasından da korkmamak gerekiyor. Artık hepimiz birer siborguz!






Yakın zamanda giyilebilir teknolojiler kullanılıyor olacak.Benim bu konuda favorim Sixth Sense Device , dünyayı kameradan izliyor hissi olmadığından sanırım.(Ayrıca opensource. )

Biz bunları konuşa duralım hali hazırda bir Cyborg Foundation dahi var.Kurucusu doğuştan renk körü olan aktivist ressam Neil Harbisson. Bir bilgisayar mühendisi ile birlikte geliştirdikleri "eyeborg"  cihazı ile renkleri göremese de artık duyabiliyor.Sokağa çıktığında ona renkler eşlik etmese de bir senfoni dinleyebiliyor. Renk frekansını artırarak insan gözünün göremediği frekanstaki renkleri de algılayabiliyor.

Harbisson'un bizlere tavsiyesi daha iyi robotlar üretmeye çalışmaya odaklanmaktansa noksanlıklarımızı teknoloji ile tamamlamalıyız. (Neil Harbisson'ın Ted konuşması da dinlenmeli mutlaka) Kurmuş olduğu vakfın amacı tam da bu aslında;noksanlıklarımızı teknoloji ile kapatabilmek.Bacağımızı ya da kolumuzu kırdığımızda hastane de takılan protezler gibi bir durum söz konusu, kişinin ihtiyaçlarını karşılayan,kişiye özel olmalı bu cihazlar.Doktora gitme sebebimiz; (heralde böyle bir durumda tıp doktorlarından çok hastanelerde mühendisler çalışıyor olur, tıp fakültelerinde bununla ilgili bir eğitim olması da muhtemel tabi.) daha çok hafızamızın yeteri kadar iyi olmadığı olabilir ya da öğrenme hızımızdan şikayet edebiliriz :) Bu demek oluyor ki gelecekte reçetelerimizde haplar değil bu cihazlar olacak;sigortalarımız bunu ne kadar karşılayacak? Hastanelerde bununla ilgili nasıl bir düzen olacak, kişinin cihaza ihtiyacı olup olmadığı nasıl belirlenecek? Şu an söylebildiğim tek şey bugünkü hastanenin tanımı birçok açıdan oldukça değişecek


Giyilebilir teknoloji günlük hayatımızda yaygınlaştıktan sonraki durum bu gibi görünüyor.

Tüm bunlara hazır mıyız?












0 yorum to “Artık birer Cyborgüz!”

Yorum Gönder